| Gökhan 的个人资料Gökhan'ın Alanı照片日志列表 | 帮助 |
|
1月9日 Kuru RüzgarlarNe yukarıda romantik olduğu düşünülen dolunay umrumda, ne de anlamadığım yerlerden gelen rahatsız edici kuş sesleri.
Aşk konusunda insanların neden bu kadar duygusal olduğunu çözmüş gibiyim şu an. Bütün o tafralar, gizli fısıldaşmalar falan. Sanırım en küçük iç güdüleri olan "saklı olanı ele geçirme" bu. Bütün bu olanlara ve küçüklüklerine rağmen emsalsiz bir egoları var. Kendi çapında her biri Sheakspeare'in Romeo'su ya da Juliet'i adeta, otuz yıllık şarkılardan seçilen kelimelerle yazılan sahte şiirler, "aşkım"lar.. Erkek kadına çiçek alıp, yemeğe götürüp, yatağa atmakla meşgul. Kadın ne yapıyor bilmiyorum. Yegane sorun herşeyin tek düze olması. Yani ilişkiye başlıyorlar, anlamı olmayan binlerce işten sonra harcanmış vakitlerinin üstüne daha sıcak bir organ için bir başkasına başlıyorlar. Fazlasıyla ikiyüzlü.
Yürürken ceketimi düzeltiyorum. Yüzüme gelen kuru rüzgarı elimle tutup kenara çektikten sonra sesin geldiği yere dönüyorum yavaşça. Kuru rüzgarlarla her yerde ve her daim çok iyi anlaşırım aslında ama, şimdi neden tatsızlık çıkardı bilmiyorum. Her neyse, ikisini görüyorum.
Biri yatıyor. Diğeri onun üzerinde oturuyor, yatıyor. Onunla birleşiyor, onunla tepiniyor. Sonra öbürü üste çıkıyor. Bildiğiniz şeyler kısacası. İnsanlar bunu yüzyıllardır yapıyor. Hayatının merkezinde seneye becermeyi planladıkları ama liseye kadar kokusunu bile alamayacakları kızlar olan ergenler, bütün parasını aklı ufacık metreslerine yatıran "iş" adamları, vesaire.
Onlar insani atasporlarına devam ederken ben hiç orda olmamışım gibi devam ediyorum yürümeye, evime doğru. Anahtarı ararken elimdeki poşetteki biraların sesleri dolduruyor apartman boşluğunu. Bir "sporcu" edasıyla kapıyı açtığımda yüzüme doğru esen sert parfüm kokusu eşliğinde onlar çarpıyor gözüme. anlamsız bir gülümseme. Ve, işte oradasınız siz de, sıcak ve henüz çok yeni organlar.. |
|
|